+90 212 438 79 49
Ürünler Yuva Arayanlar İlan Ver Kurumsal Bayilik Videolar Blog İletişim
Yuva Arayanlar
Yeni Köpek Sahiplerine Öneriler
İşte yeni köpek sahibi olanlara 10 öneri:
 
1. İlk öncelik sosyalleştirme;
Köpeğiniz eve geldiği andan itibaren ilk öncelik sosyalleştirme olmalı. Veterineriniz “aşıları bitmeden dışarıya çıkarmayın ve diğer köpeklerle temas ettirmeyin” derler; ve maalesef haklı olduğu taraf vardır. Ancak köpeğinizin sosyalleşmesinde günler altın değerindedir. 3-4 aylık olduktan sonra korkular geliştirmeye başlar. Bunlardan birinin diğer canlılar olmaması için bu zamanı iyi kullanmak gerek. Yine de siz bu kararı kendi koşullarınızı değerlendirerek verin ve en güvenli olanı yapın. 
 
2. Köpeğinizi her fırsatta takdir edin
Sadece komutlarınızı yerine getirdiğinde değil, hoşunuza giden her davranışında, her fırsatta köpeğinizi takdir edin. Aferin deyin, sıvazlayın, ödüller verin, oynayın. Böylece yanlışı öğrenmeden doğruyu öğrenmiş olacaktır.
Sakince oturuken veya yatarken; çişini doğru yere yaptığında; yemekte sizi rahatsız etmediğinde; kemirmek için kendi oyuncaklarını tercih ettiğinde; önünüzden bir bisikletli geçerken sakince beklediğinde; dolaşırken yerde bir “pislik” görüp de siz hiçbir şey demeden, sadece koklayıp yürümeye devam ettiğinde… Yani dilinizde bir ‘aferin’ plağı takılı kalmış bir şekilde dolanın durun, en azından bir süre.
 
3. ‘Aferin’ ve ‘hayır’ dengesi!
Bir saniye önce keskin ve kararlı bir ‘hayır’ savurmuşken, bir saniye sonra dünyanın en şefkatli ve tatmin edici ‘aferin’ini söyleyebilir misiniz? Söyleyebiliyorsanız harika. Değilse biraz alıştırmaya ne dersiniz?
Köpek için ‘an’ önemlidir. Yaptığı şeyi durdurmak için ‘hayır’ dersiniz, ve o durur: tam o an ‘aferin’ deme zamanıdır… Yumuşayın ve olabildiğince şefkatli bir aferini basın. Halen sesiniz sert, söylenmeye devam ediyorsanız köpeğiniz için akıl karıştırcı olursunuz. Ona göre, söz dinlemiş, hayır denilen yerde durmuş ve geri adım atmıştır. Şimdi takdir edilme zamanıdır.
En önemlisi de aferin mi hayır mı daha çok kullanıyorsunuz? Burada belirleyici olan köpeğinizin davranışları değil sizin tutumunuzdur.
 
4. Göz göze gelme fırsatlarını kaçırmayın
Göz temasları eşsiz bir iletişimdir. Köpeğiniz sizi izler. En ufak bir jest veya mimiğinizi değerlendirir.
Gözlerle ve hareketlerle iletişim her köpek ve insanı için farklı olabilir. Şimdilik bilmeniz gereken, bu fırsatları ‘görmemezlikten’ gelmeyin. Farkedin, anlayın ve değerini bilin. İlerde bir göz ucuyla, bir vücut hareketi ile iletişim kurmanın keyfini süreceksiniz. Aman dikkat, göz teması derken gözlerinizi dikip köpeğinize bakın, onun da size bakmasını bekleyin demiyorum. Köpekler kendine dikili bakan gözleri pek istemezler; kaçırırlar gözlerini, kibarlıklarından. Siz de ısrarcı ve kaba olmayın. Bazen de görmezden gelmek en iyisidir.
 
5. Size gelişlerini coşku ile karşılayın
Parkta oynarken çağırdınız (veya çağırmadınız) ve size geldi, coşkuyla karşılayın. Hatta en sevdiği şeyi verin ona: sevgi, mama, oyun veya daha da çok ne seviyorsa. Mesela, tekrar serbestçe koşmaya yollamak da bir ödül olabilir. Size gelişleri illa da tasma takılıp oyundan alıkonacağı anlamına gelmemeli. Zamanla gel komutu, veya bir ıslık, veya bir işaret ile size koşmaya şartlanacak. Bunu isteyerek yapması için pozitif şartlanmanın koşulu daha ilk seferlerde çoşku ile ve ödül ile karşılanması.
 
6. Cezadan ve azardan kaçının
Pozitif eğitim (olumlu şartlandırma) konusunda kendinizi geliştirin. Fiziksel ceza ve azar, odaya kapama gibi uygulamalar sadece köpeğinizle aranızı açmaya ve ikili uyumunuzu zorlaştırmaya yarayacaktır. Üstelik bunları anlamayacaktır bile.
 
7. Komutlarda tutarlı ve sabırlı olun
En kaçınmanız gereken şey, itaat edilmeyen komutlar savurmaktır. Komutları tutumlu kullanmak en iyisi.
‘Hayır’, ‘gel’, ‘bekle’, ‘bırak’ komutları çok değerli iletişim sözcükleridir.
Bir iş için sadece tek bir komut kullanmanız en azından öğrenme sürecinde çok önemlidir. Örneğin, çağırmak için, bazen ‘gel’, bazen ‘buraya gel’, bazen de ‘koş oğlum’ kullanırsanız, köpeğinizin aklı karışır. Eninde sonunda hepsini öğrenecektir belki ancak, bu süreç bir hafta yerine beş ayınızı alabilir.
 
8. Köpek eğitim çiftliklerine gözü kapalı güvenmeyin
Bir çoğu bu işin profesyonelleri değiller. Önce siz öğrenin, köpeğinizi siz eğitin. İyice araştırdıktan sonra, pozitif eğitim verdiğine emin olduğunuz eğitmenlere güvenebilirsiniz. Ancak bence köpeğinizi bir eğitim merkezine bırakmak yerine, evde size ve köpeğinize eğitim verecek bir profesyonelden özel ders almak her zaman daha iyidir. Eğer böyle bir imkanınız yoksa, internet üzerinden size danışmanlık verebilecek profesyoneller olduğunu bilin.
Bulduğunuz eğitmenlere sertifikalarını, eğitim yöntemlerini sormaktan çekinmeyin. Bu kabalık olmaz ve emin olun iyi bir eğitmense size bunları söylemekten keyif alacaktır.
 
9. Beslenme konusunda tek seçeneğiniz hazır mamalar olmasın
Bugüne kadar hep aksini duymuş olabilirsiniz, ancak hazır mamalar köpeğiniz için hiç de ideal değiller. Hazır mamalar, evde pişirilen köpek yemekleri, çiğ et beslenmesi seçenekleri konusunda bilgi edinmeye çalışın. Köpeğinizin ihtiyaçları ve kendi yaşam koşullarınıza göre farklı seçimler yapabilirsiniz, ancak beslenme konusunda kulağınız gözünüz açık olsun.
 
10. Kısırlaştırma, aşılar konusunda alternatiflerinizi iyi araştırın
‘Herkes öyle söylüyor’, diye tek bir seçime kendiniz mahkum etmeyin. Kısırlaştırma, aşılar, parazit kontrolü konusunda kendi bilginizi geliştirin ve köpeğiniz ve sizin yaşamınıza en uygun kararları yine veterinerinizle tartışarak karar verin. 
 
Köpeğinizle uzun, mutlu ve sağlıklı bir ömür geçirmeniz dileği ile...
#köpek
# köpek eğitimi
# köpek bakımı
SOSYAL MEDYA
TAKİP ET
Facebook
Twitter
Instagram
Takip Et
Google Plus
Takip Et